Blues için Biçilmiş Kaftan / Creedence Clearwater Revival – Born on the Bayou

Coğrafya ve iklim insanın üzerine yapışıveren bir kimlik dayatır. Bayou ne demektir ile başlayalım o zaman söze. Öyle bir temadır ki Bayou, tüm blues kökenini inşa edebiliriz üzerine. Bayou bir blues duygusudur, yapışkan, terli, uyuşuk bir çiftçi güruhunun teninde kabaran o boşvermişlik duygusudur. Bayou akmaya üşenen nehrin adıdır, bir o yana kıvrılan ve bir bu yana, neredeyse akmayacak olan durgun akıntıdır. Blues coğrafyasının, yani Mississippi Deltası’nın o fakirliğiyle ve bir o kadar nemin tende birikmesiyle çıkan o söylentinin doğrudan bir belirtecidir. Bu yüzden de bayou blues şarkılarında sık dile getirilir. Akmayan bir nehir… daha iyi bir blues imgesi olabilir mi… Ama blues bu akış için bir teşviktir. Ona buna değilse bile, kendi için bir teşviktir bu. Aç kalmamak için, son kalan adımı da bir gayret atabilmek için teşviktir.

Creedence Clearwater Revival 68 yılında ilk albümlerini çıkarır. Meşhur Woodstock 69 konserine katılan CCR konserdeki en iyi performanslardan birine sahip grup olduğu söylenir.

Creedence Clearwater Revival, ve genelde söylendiği şekliyle CCR, bu coğrafyanın grubu değildir. Bir Kaliforniya ürünüdür CCR, 68 kuşağının çiçek çocuklarındandır. Ama bir çiçek çocuk her zaman için geliri yüksek bir sınıfın tohumu demek değildir. CCR bir işçi sınıfı grubudur ve bu onları Güney’e bağlar. Blues’un gücünü ilk keşfeden batı kanadı Amerikalılardandır diyebiliriz onlara. Bu müzikte ruh bulurlar ve kimliklerinin tamamen zıttı bu ürünü ruhlarına inşa eder ve yeni bir dünya kurarlar bu müzikle. 60’lı yıllar beyaz ve siyahın birbirine karışabildiği ve ara formların da olabildiğine inancın zirve yaptığı dönemdir. Müzikte de böyle bir keşif ve yeniye evrilme çabaları vardır ve kitleler bu çabayı heyecanla karşılar.

Şu müziğin ritmine ve gücüne bakın, büyük bir devrimdir aslında bu, biçim olarak yeniliğe evrilmenin adıdır. Güney Rock ismini alacak genel başlığın, swamp rock veya country rock, veya olmadı blues rock gibi tarzların öncülerindendirler. Ama yaptıkları ne var derseniz, müziklerinin yarısı ilk blues müzisyenlerinden, delta blues’dan alıntıdır. Kendilerince ritmin gücünü arttırmış ve daha akıcı bir forma kavuşturmuşlardır. Elbet tek başlarına değildi bu çaba, ortalık kıyamet gibi yeni gruplarla doluydu ve her biri yenilik çağında müziği farklı bir yöne taşımıştır.

Yeniden doğum grubudur CCR, geçmişin blues gücünden etkilenip üzerine ufak tefek eklemelerle ortaya çıkar. Kimine göre çok yenilikçi değildir, ama bana kalırsa blues müziğinden rock’n’ roll yaratma becerisinde ilk sıralarda gelir. Müziği kitleler tarafından çok hızlı sahiplenilir, müzik tarihindeki yerleri ise yıllar sonra keşfedilir. Grup dağılalı çok olsa bile ödüller üstüne ödüller verilir. Bilemiyorum ama, onlar geçmişe bakıldığında müziğin farklı noktalara evrildiği dönemin en temiz müziğini yapan adamlardır kanaatimce. Şu duru müzikte bir saf ahenk belirir. Güçlü ve ritmik akışı, grubun solisti ve neredeyse herşeyi John Fogerty’nin bir anlık hislenmesinden çıkan ilhamın eseridir. Sert ve bir o kadar teşvik edicidir bu müzik, teşvik edici…

Çiçek Çocuk lakabıyla ünlenen 68 kuşağı gençlerinin sembol gruplarından biridir CCR.

İşte Bir bayou nehrinin bu yüzden aksidir bu müzik. Blues müziğinde de bu aksilik geçer akçedir, var olan koşullardan bezmişlik ve isyana teşvik en büyük istektir. Onu bunu değilse bile, kendi için bir isyandır bu. John Fogerty ise yenilik için bir teşvik peşindedir. İsyanı yine geçer akçedir ama o yeni kuşağın eseridir ve umutlu bir müzikle sahnededir.

Böylece, müzik ahenkte birikir ama teşvikte kimlik bulur diyebiliriz. Bayou bu yüzden müzik için derinden kaynayan bir volkan gibidir. İç yakar, uyuşturur belki, ama müziğe düşen, yaşamak için bu ölüm ritmini reddiyedir. Zenci için böyleydi, yıllar sonrasında çiçek çocuk için de böyledir.

Ömer Alkan

Takip Edin

Şu Yazıyı Okuyabilirsin

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz