Saldırmak (Jungle By Night – El Miraglo)


Müzik arsız bir keşif sahasıdır. Müzikle içli dışlı oldukça fark edeceğiniz bir konudur, altını özellikle pembeli mavili ve en koyu kırmızılı kalemle çizeceğiniz noktalardan biridir bu. Müzik, yağmaya çıkmış barbar bir kavmin zevk nöbetidir. Utanmayalım ve söyleyelim, orgazma, malum yollar dışında ulaşabileceğimiz yegane yöntemdir müzik. Bunun sebebi bilinmeyen dünyalara açılmasıdır. Ahenk derler daima, ama değil, bundan fazlasıdır müzik. Saldırgan ve varoluşu aşıp var olmak için yeni kapılar aralayan bir davranmadır.

Evet, Jungle By Night ismi fazlasıyla açıktır, bir grup kendini ismiyle ancak bu kadar anlatır. Bu grup bir kaos ama dahası bir atılım, dokuz kişilik ordusuyla hır gür ritmi eşliğinde yeni işgal sahaları yaratır. “Afrobeat” ismiyle anılan bu ritmik dünya, bu Hollandalı “zibidilerin” ellerinde kahkül masumiyeti ve çokça “piercing”li vahşi bir güzeli andırır.

Jungle By Night günümüz deneysel müzik gruplarının çabasına yakın bir tavırla, birçok tarzı bünyesinde taşıma gayreti gösteren bir gruptur diyebiliriz. “Psychedelic” ve “jazz” ama bir yandan etnik esintiler grubun ruhunu belirler. Bu etnik tabiri pek tabi elin ecnebisi için geçerlidir, bu etnik bildiğimiz bizim Türk etniğidir. Bu dokuz adamın dile getirdiğine göre Barış Manço esin kaynaklarından biridir. Barış Manço ile ilgili yazımda anlattığım gibi, Batının müziğinde on yıldır enteresan bir gündem var ki o da eskinin Türk müziğini keşfidir. Öyle çok ilgi topluyor ki bu aralar eskinin klavyeli, “synthesizer” yüklü Türk müzikleri, şaşırmamak elde değil. Diyeceğim ama, doğru değil. İddiayla söylüyorum. Bu onların güzel olanı geç keşfidir. O eskinin Türk müziğinde bulunan melodik yükü, tüm müzik tarihine ilham takviyesidir, doğrusu budur. İddialıyım. Hayır diyen beri gelir, bekliyorum.

Ve diyorum ki, bu müzik yalnız Afrobeat ritmiyle güç kazanıyor değil. Afrobeat gücünü mükemmel ve kompleks ritminden alır. Melodi denen şey gereğinden fazla anlam taşır ve Afrikalı doğasına aykırıdır. İşte bu ritmik mükemmeliyet alır da bir “medeni” siluetle sunarsa kendini, sonuçta Jungle By Night adıyla sıfatlanır. Bu melodik gücün kaynağı batının kendisi de olabilirdi, ama keşfe kendini adayan, keşfetmeyle kimliğini bulan bir ekip için bu fazla kısırdır. Türk ismi batının en kırmızı sınırıdır, öyleyse Jungle By Night bu sınıra davranmalıdır.

Bu sınırı aşmak bir yabaniye öyle bir keyif verir ki, işte bu müzik böyle bir talanı anlatır. Saldırgan ve aykırı ama bir o kadar saplantılı, ritmin yetinmeyen ve asla yetinmeyecek olmasıyla
övünen patavatsızlığına bakın, bir o kadar net ve ısrarcı… İşte bu bilinmeyen o köye olan tutkulu arzuyu aktarır. Bulduğu keyifli melodiyi göstere göstere, ona buna sergilerken müziğin yüzünün aldığı şekle bakın, bu bir çocuk çetesinin saflığını andırır. Keyifle, kıkırdak ve en saf istençle haykırmasını andırır.
Saldırın!
Bir kutsal kılıcımız var, onun ismiyle saldırın
bereketli toprakların eşsiz kılıcı bu
onu biz ele geçirdik ve
şimdi toplanın etrafımıza
katılın aramıza
şimdi diyoruz işte
şimdi hep birlikte
Saldırın!

 

Takip Edin

Kimler Neler Demiş?

3 Yorum - "Saldırmak (Jungle By Night – El Miraglo)"

avatar
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir